Dec 292010
 

Umut kaza sonrası.

Umut kaza sonrası. Ellinde ağrı kesicisi ile. Fotoğraf için İnan' a teşekkürler.

İstatistiklerimize göre, yani benim, Umut’ un ve bizim gibi iki bisiklet delisine katılmasını teşvik ettiğimiz bir arkadaşımızınkilere göre.

Kişi başı bir kaza demek bu -fena değil, eğer buranın Türkiye olduğunu göz önünde bulundurursanız- Aslında gerçek, bu kazaların hiçbirinin görünmez kaza olmaması ve engellenebilir olmaları idi.

1. Koşuyolu’ ndan Acıbadem’ e yani işten eve dönüş yolundayım. Yokuş aşağı düz denebilecek bir yol, belli bir mesafeden kırmızı ışığı görüp doğal olarak yavaşlıyorum. Bu sırada yeşile dönen ışık ile frenleri bırakıp yoluma devam edecekken karşıma karşı şerit tarafından kırmızı ışıkta soluna dönmeye çalışan bir taksi her şeyi altüst etti. Bende frenlerim iyi tutmayınca aracın sağ kapısına çarptım. Yine de şanslıyım pantolonumda oluşan bir delik ve derince çizilen dizim dışında büyük bir şey yok.

Kırmızı ışıkta geçmiş olmasına rağmen suçun hepsini taksi şoförüne yıkamıyorum çünkü benim de frenlerim tam tutmuyordu. Bir bisiklet dükkânına girip frenlerime baktırmak birazda Türkçemin yetersizliğinden dolayı büyük bir iş olarak gözükmüştü. Öğrenilen ders: Bir şeyler almaya çalışırken el kol hareketlerinizi kullanmanız ama her halükarda sizi neredeyse ezmek üzere olan bir taksi şoförü ile yabancı bir dilde konuşmaya çabalamaktan çok daha kolaydır.
Bisiklet ve taksı kesışmede.
2. Umut’ un kendi kendine düşmesi, bisikleti almasının bir hafta sonrasına rastlıyor. Bisikleti ile Datça’ nın tepelerini aşan yollarında yapabileceği hızı deniyormuş. İki Denizi iki yanında bulunduran bu yarımada doğal olarak rüzgârlı ve tepelik (zaten Datça’ ya kurulmuş olan rüzgâr enerjisi santralinin de amacı buranın rüzgârını yakalamak).

Test iyi giderken iki tarafı tepelik olan yolun bir tarafında tepe bir anda bittiğinde ortayaçıkan rüzgâr Umut’ un macerasının kayalık bir alanda bitmesine neden olmuş. Ciddi gözüküyor ama neyse ki birkaç çizik ve dikiş ile atlatmış olayı –tabi burada görevini yerine başarı ile getirmiş olan kaskı unutmamak gerek. (Çeviri notu olarak eklemek isterim öğrendiğim dersi. 30’unu geçtin yaşına başına bak. Kudurma çocuk gibi)

Datça' da yeldeğirmeni ve rüzgar türbini.

Datça' da yeldeğirmeni ve rüzgar türbini - eski ve yeni - komşular. www.loplopculer.com


3. Arkadaşlarımızdan birinin yeni aldığı bisikletinin heyecanı ve nasıl binildiğini unutmuş olmasının endişesini beraber taşıdığı bir gündü (ki bu durumu pek ciddiye almamıştık, ne de olsa çocukken öğrenilen şeyler kolay unutulmuyor). Bu heyecanı üstünden kolay atabilsin diye Caddebostan sahilinde buluşma kararını verdik. Pendik’ e kadar uzanan bu dümdüz yolun kolay, deniz ve adalardan oluşan manzarası ile de güzel bir başlangıç olacağını düşünmüştük.

Yerel geleneklere uygun olarak biraz geç varmıştık ki, arkadaşımızı kırılmış olan ön dişlerinden birini köküne yeniden yerleştirebilmek için çaresizlik içinde dişçi ararken bulduk. Ne olduğuna gelince, genelde bisiklet yoluna taşan yayalar karşılarına bir bisiklet çıktığında yol verirler ama konuşmaya dalmış olan bir çift karşısında ne yapacağını şaşıran Nidal sanırım bodoslama dalmış aralarına. Ve hala nasıl olduğunu anlayamadığımız bir biçimde sadece dişini kıracak biçimde kapaklanmış yere.

Günlerden Pazar olunca araştırma bir saatten fazla sürdü. Birimiz yakındaki bir tesisten buz getirip kopan parçayı soğuk tutmaya çalışırken diğerleri Nidal ile bankta oturup ortamı sakinleştirmeye çalışıyordu. Sonunda özel hastaneye gitmek zorunda kaldık (ç.n. ne de olsa memlekette sağlık sosyal hak olmaktan çıktı). Yeni aldığı bisiklete verdiğinin daha fazlasını ödemek zorunda kaldı.

Bisikletllier Caddebostan'da.

www.pedalsesi.com


Gelecek sefere daha olumlu bir şeyler yazmaya çalışacağım.

Benzerini bulduk:

 Leave a Reply

(required)

(required)