Dec 302010
 
gazeteler

365 günü devirdik neredeyse yine “yeni yıl” dememizin ardından. Her senenin başında nükseden nereye gitsek, ne yapsak, ne alsak hastalığı sanki gribal bir virüsmüş gibi her zamanki mevsiminde yeniden hortladı. Tamam, yenisinden mutluluklar bekleyelim tabii, ama eskisi dediğimiz daha canı çıkmamışta neler oldu peki? Sakin sakin oturup geçmiş olan yıl içerisinde bisiklet camiasında neler olduğuna dair haberleri taramaya başlamam bile zamanımı aldı.

Ne yazık ki haberlerin çoğu tahmin edilebileceği gibi kaza haberi idi. Birkaç saatlik bir tarama memleketin çeşitli yerlerinde işe, okula, pazara gider-gelirken ya da yeni alınmış hediye bisikleti ile eğlenirken dikkatsiz şoföre sahip bir aracın tekerleri altında kalarak hayatını kaybedenlere ulaştırdı beni. Bisiklet turunda iken önce traktör, sonrada şoförü ve römorkundakiler tarafından çarpılan ve yaralanan turistlerle tanıştırdı. Ve benim gözlerimden kaçan daha kim bilir kaç haber geçilmişti ajanslardan. İçeriği neredeyse sabit bu kadar haber okuyunca insanın canı sıkılıyor. Ayrıca bunların dışında daha vahim ve ayrı bir konuma sahip olanlar da var. Niğde’ de antrenman yapan bir bisiklet takımının üstüne direksiyon kıran ya da Çağatay Avşar’ ın antrenman yapmaya çıkıp neredeyse planlı bir “kaza” sonrası bir daha evine dönememesine gerekçe olan karayolu hayvanlarından bahseden haberler.

Çağatay Avşar anısına

Çağatay Avşar anısına - taraf gazetesinde alınmıştır

Kazalar konusunda sonuç olarak genelde kusurun çoğu şoförlerde olsa da her iki tarafta da suç olabiliyor. Toplum olarak bisiklete karşı dikkatsiz ve özensiziz. Ayrıca ne yazık ki doğa kuralları ile trafik kurallarını birbirine karıştırıyoruz. Güçlü olan aracın güçsüz olana saygılı olması gerektiğini unutuveriyoruz hemen. İlk zamanlar Olga arkadaki araçlara eli ile sinyal verdiğinde yanlış anlayıp üstümüze sürecekler diye az korkmadım hani. Zaten bu el işaretlerine rağmen ayıp olacak ama kıçımıza kadar giriyorlardı, kim takar ki motorsuz “güdük” bisikletliyi.

frig yolu  dağ bisikleti yarış afişi

yarışın afişi (gerisinin gelmesi dileği ile) -www.mtbtr.com

Peki her şey baştan sona kara mı? Hayır, güzel haberlerde çıkmadı değil karşıma. Mesela 2009 da Frig vadisinde yaptığımız geziden bir yıl sonra bir maraton yarışı düzenlenmişti (ki biz 4 günlük yol süresince kimsecikleri görmemiştik). Birçok il ve ilçede bisiklet ile ilgili etkinlik ya da yarışma düzenlendiği haberleri vardı bolca. Kimi yerel gazetelerde yöneticilerin bisikletle işe gitmeleri haber olmuş, kimi yerlerde de ise (Kayseri) bisiklet toplu taşımaya eklemlenmeye çalışılmış ama daha aradan altı ay geçmişken “halk anlamadı” haberleri başlamıştı (sakın uygulamada bir yanlışlık insanları soğutmuş olmasın). Hem zaten kış geldi bisikletler gelecek sezona kadar kalkmalı. Ne de olsa bisiklet gel geç yaz aşkı. Garip bulduğum yönlerini okusam da yinede saygı gösteriyorum bu adıma, bir başlangıçtır. Bu arada kurulmaya başlanan profesyonel bisiklet takımları, yerli bir firmanın önümüzdeki sene bisiklet üretimine başlayacağını duyurması ve bisiklet federasyonu başkanının yılın spor adamı olmaya aday gösterilmiş olması ( top peşinde koşulan sporlar dışındakilere uzak olduğumuz düşünülünce) sanki bir şeylerin iyiye gittiğini göstermeye çalışır gibi.

Tüm bunlar sayımızın giderek arttığının göstergesi. Kimse durduk yere bisiklet ile ilgili projeler üretmeye başlamadı. Sayının artması güzel ama daha güzeli farkındalığın artması. Artık şehrin demiri, çeliği, betonu, asfaltı, aracı, sorunu ve sıkıntısı ile çevrelenmekten sıkıldık. Yavaş yavaş fark ediyoruz galiba hayatımızın da biraz olsun yavaşlaması ve insanileşmesi gerektiğini.

Ve bu farkındalık sahipleri olarak da bir araya geliyoruz. İşte geçen seneye baktığımda beni asıl mutlu eden şey.  Bu mutluluğun gerekçesi olan,  İklim değişikliği, zamlar, Çağatay Avşar, İstanbul’ un çekilmez trafiği, Sabah – Atv grevi, Planlanan Nükleer Santraller, Filistin ve daha birçok şey için eylemler  ya da etkinlikler düzenleyen:

İklim değişimi Eylemi

iklim değişimi eylemi - Yalova- yeşilgazete.org

barışa pedal, pedalsesi, criticalmassistanbul, karsibisiklet,  bisikletliler gibi oluşum ve dernekleri saymam gerekir(atlamış olduklarım varsa kusuruma bakmasınlar).

Bisikletli hayata dair yaptığımız tercihlerin, sayımız arttıkça etrafımızdaki insanların hayatına da yansımasını ve şehir yaşamında daha büyük bir yankıya kavuşabilmesini umuyorum önümüzdeki 365 günde.

Bitirirken haberlerin birinden çıkardığım bilmeceyi sormadan edemeyeceğim. İçinde sadece şoförü olan bir araç ve bir bisiklete çarpıştığında kaç yaralı olur? Sakarya’ nın Kuzuluk beldesi için cevap: dört. Hala anlamış değilim dört kişi nasıl olurda bir bisiklette gidebilir.

Benzerini bulduk:

 Leave a Reply

(required)

(required)