Jan 072011
 

Burada tamamen bisikletsiz sayılmazdım. Bir süre boyunca buradaki gezi (trekking) bisikletini kullandım. Şimdilerde hayal meyal hatırladığım ilk ve son bisikletim bunun gibi bir şeydi. Daha ilkokul 4. sınıfta iken beni ile hiçbir alakası olamayacak bir kadro boyunda olan ve bu nedenle arada bir pedal ile temasımı yitirdiğim ve bir türlü binmeye muktedir olamadığım şehir bisikletim. Ailem sonradan koz olarak kullanmıştı kimi zaman “Eee, biz sana bisiklet aldık, binmedin”. Sonuç olarak yaklaşık 20 sene bir daha elimi sürmedim. Neredeyse 30 olmuştum kendi bisikletimi aldığımda ve şimdi yine geride kalmıştı o da, kim bilir hangi sokaklarında şimdi İstanbul’un.
Bir dağ bisikletinin tepesinde 3 yıl geçirdikten ve hayatımın bir parçası haline getirdikten sonra burada elime geçen bu farklı bisiklet beni epey şaşırttı. Daha önceki farklı bisiklet deneyimim çocukluk anılarımla silinmeye yüz tutmuşken hoş bir değişiklik oldu bu. Oturma pozisyonu daha dik olduğundan etrafa daha çok bakar olmuştum. Ayrıca pedallara dağ bisikleti kadar güç verilemediğinden dolayı daha yavaş gidiyorsunuz. İnsanın ruh hali bile değişiyor. Biraz araştırayım dedim bu bilgileri. Ergonomi ile ilgili bir sürü doküman buldum. İnternetin bir bakıma sevmediğim yanı, hazım sorunu yapıyor olması. Nasıl mı? O kadar çok bilgi buluyorsunuz ki hızlı yenen bir abur cubur gibi hiçbir şey anlamadan yuvarlıyorsunuz, İnsanın kafası da, mide gibi, bir süre sonra söylüyor dolduğunu.
Bulduğum yazıların birinin çevirisini yapabilmek için yazarı ile yazışma kararı da almışken kısaca özetleyeyim ortak noktaları. Bisiklet üzerinde bütün kaslarınızı kullanabildiğiniz pozisyona ergonomik deniyor aslında. Yoksa vücudu kendi haline bıraksanız tembellik yapmaya hazır, bekliyor. Söz konusu olan bisiklet ise doğal olarak bacaklarınızın çalışacağı belli, peki ya gövdeniz ve kollarınız? Bisikletinizin tipi ve vücudun üst kısmını hareket ettiren ya da tersine hareketsiz kılan oturuş pozisyonunuz belirliyor bunları.

bisiklet sürüş pozisyonları

Bisiklete sürüş pozisyonları (www.patria.net)

Kalça kemiğinin yapısından dolayı erkeklerde en az 45, kadınlar için ise 30 derece eğim olmalı deniyor genelde. Bunun üstündeki açılar dik oturuşa yaklaştığından kalça kemiğinde ve omurilikte sıkıntı yaratabiliyor. Yüzyılın başında çekilmiş fotoğraflarda gördüğümüz şehir beyefendilerinin sırık yutmuşçasına dik ve takım elbiseli zorlama hallerini taklide gerek yok. Günümüz bisiklet tasarımları artık genel ergonomi kurallarına uyularak yapıldığı için bir sıkıntı gözükmüyor. Ama yinede bisikletinizi alırken size uygun kadro boyunu seçmeniz ve aldıktan sonra kişiselleştirmeniz şart.
Yakın bir zamanda bisiklet almayı düşündüğüm için biraz kafamı karıştırdı bu bisiklet. Gezi (trekking) bisikletleri sizi dağ bisikletinden daha soysal olan bir forma sokuyor çevre ile ilişkiniz artıyor, tabii performanstan biraz fire veriyorsunuz. Diğer seçenekte de daha sportif bir oturuş ve tüm kaslarınızı kullanmanıza elverişli bir araç olan dağ bisikletini alıyorsunuz. Bakış açınız değişmiş oluyor.
Aslında hangi bisikleti alacağım? sorusundan çok, bisikleti neden alıyorum? sorusuna cevap vermek gerekiyor.
Eğer çoğunlukla şehirde efendi efendi kullanacağım ben bisikletimi diyenlerdenseniz gezi bisikleti alabilirsiniz. Hem daha büyük tekerlek çapı beni daha az hoplatır, zıplatır diyerek konforu seçebilirsiniz. Ama arada bir de olsa şehir dışına çıkalım dediğinizde otobüs muavini ya da şoförü atışma ihtimali artabilir fazladan 10 cm uzunluk yüzünden. Çünkü otobüslerin bagajları gitgide ufalırken siz biraz daha büyükçe bir bisiklet seçmiş durumdasınız.
Diğer yanda dağ bisikleti ise şehirde, ormanda, dağda, bayır da rahatça dolaşmanızı sağlayabilir ve vücudunuzun fiziki performansını yoklamanıza müsaade eder. Otobüslerde daha az sorun çıkarır (ama çıkarmaz değil) ve en güzel yanı mekanik bir sorun yaşamanız halinde herhangi bir kasabanın ufak bir dükkânında bile yardımcı olabilecek birilerini ve yedek parçaları bulabilirsiniz.
Yol bisikletleri ile ilgili bir şey yazmadım biliyorum, gerekçelerine gelirsek. Birincisi İstanbul ve Türkiye’ deki yolların durumu, ikincisi de fiyat olarak diğer kategorideki bisikletlerden pahalı olmaları. Bu etkenler çok beğenmeme rağmen karşılaştırmamın dışında tutmamı gerektirdi.

Benzerini bulduk:

 Leave a Reply

(required)

(required)